Womanizer [Zampara]
Superstar
Süperstar
Where you from, how's it going?
Neredensin, nasıl gidiyor?
I know you
Seni tanıyorum
Gotta clue, what you’re doing?
İpucu vermelisin, ne yapıyorsun?
You can play brand new to all the other chicks out here
Buradaki tüm piliçlerle yeniymiş gibi oynayabilirsin
But I know what you are, what you are, baby
Fakat senin ne olduğunu, ne olduğunu biliyorum, bebeğim
Look at you
Sana bakıyorum
Gettin' more than just re-up
Sadece yükselmekten fazlasını alıyorum
Baby, you
Bebeğim, sen
Got all the puppets with their strings up
Tüm kuklalara ipleriyle sahipsin
Fakin' like a good one, but I call 'em like I see 'em
İyi biri gibi davranıyor, fakat onları görüyormuşum gibi çağırıyorum
I know what you are, what you are, baby
Senin ne olduğunu, ne olduğunu biliyorum, bebeğim
Womanizer
Zampara
Boy, don't try to front
Hareket etmeye kalkma
I know just what you are
Senin ne olduğunu biliyorum
Womanizer
Zampara
Daddy-O
O, Babalık!
You got the swagger of champions
Sen şampiyonluğun kasıntılarına sahipsin
Too bad for you
Senin için çok kötü
Just can't find the right companion
Doğru arkadaşı bulamadın
I guess when you have one too many, makes it hard
Sanırım çok fazlasına sahip olduğunda, zorlaşıyor
It could be easy, but that's who you are, baby
Kolay olabilirdi, fakat bu senin kim olduğun, bebeğim
Lollipop
Lolipop
Must mistake me as a sucker
Bana bir budala gibi hata yapma
To think that I
Düşünmek için
Would be a victim not another
Benim bir kurban olduğumu, başkası değil
Say it, play it how you wanna
Söyle, nasıl istersen öyle oyna
But no way I'm ever gonna fall for you, never you, baby
Fakat senin için düşmemin imkanı yok, asla sen değil, bebeğim
Maybe if we both lived in a different world
Belki de ikimiz de farklı dünyalarda yaşasaydık
It would be all good, and maybe I could be ya girl
Herşey iyi olabilirdi, ve belki senin kızın olabilirdim
But I can't 'cause we don't
Fakat olamam, çünkü yaşamıyoruz.
Kill The Lights
Danja Intro [Radio News Break]
"Ladies and Gentlemen, we interrupt our program of Dance Music, to bring you a special bulletin from the intercontinental radio news. Our very own Pop Princess -now Queen of Pop, has a special announcement she will like to make.."
"Bayanlar ve Baylar, Dans Müzik programımızı, kıtalar arası radyo haberlerinden aldığımız güncel bir haberi size iletmek için yarıda kesiyoruz. Bizim çok sahip olduğumuz popun prensesi - şimdi popun kraliçesi - size bir açıklama yapacak. O size dinletmek istiyor.
[Talking]
[Britney - konuşarak]
You're in...
İçeridesin
I think I'm ready for my close up..
Bence kendimi ifade etmek için hazırım
Yeah
Evet
[Verse 1]
You don't like me
Benden hoşlanmıyorsun
I don't like you, It don't matter (Who?)
Bende senden hoşlanmıyorum, bir farkı yok (Kim?)
Only difference
Tek farkı
You still listen, I don't have to (Who?)
Sen hala beni dinliyorsun, ben dinlemek zorunda değilim (Kim)
In one ear and
Bir kulaktan ve
Out the other, I don't need you (Who?)
Diğer kulağa gidene kadar hatırlamıyorsun, sana ihtiyacım yok (Kim?)
Your words don't stick
Sözlerin beni batıramaz
I ain't perfect, but you ain't either (Who?)
Mükemmel değilim ama sende değilsin (Kim?)
If your feeling froggy leap (Oh)
Kötü zamanlarımdaki sıçrayışımı hissediyorsan
I don't even lose no sleep (Oh)
Kesinlikle bunun hakkında endişelenmiyorum
Theres more to me than what you see (Oh)
Gördüğünden daha fazla ben var
You wouldn't like me when I'm angry..
Sinirlenirsem benden hoşlanmayacaksın
[Chorus]
Mr. Photographer
Bay Fotoğrafçı
I think I'm ready for my close-up (Tonight)
Bence kendimi ifade etmek için hazırım (Bu gece)
Make sure you catch me from my good side (Pick one!)
Benim iyi tarafımı çekeceğinden emin ol (Çek bir kere!)
These other (HA) just wanna be me
Diğer tarafım sadece kendim gibi olmak istiyor
Is that money in your pocket?
Bu cebindeki para mı ?
Or you happy to see me?
Yoksa beni gördüğün için memnun mu oldun ?
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(Take 'em out, turn 'em off, break 'em down)
(Onları çıkarın, onları söndürün, onları kapatın)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(Don't be scared, make a move, see me now?)
(Korkma, bir hareket yap, şimdi beni görüyor musun ?)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(I've seen you, watching me, watching you)
(Seni gördüm, beni izliyorsun, seni izliyorum)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
You can't handle the truth
Gerçekle baş edemezsin
What happened to you?
Sana ne oldu böyle?
I KILL
Öldürürüm
(The Lights) Pure
(Işıkları) Saf
(The Lights) Satis
(Işıkları) Memnu-
(The Lights) Faction
(Işıkları) -niyet!
I KILL
Öldürürüm!
(The Lights) Lights
(Işıkları) Işıklar
(The Lights) Camera
(Işıkları) Kamera
(The Lights) Action
(Işıkları) Hareket
I KILL
Öldürürüm
(The Lights) Pure
(Işıkları) Saf
(The Lights) Satis
(Işıkları) Memnu-
(The Lights) Faction
(Işıkları) -niyet!
I KILL
Öldürürüm!
(The Lights) Lights
(Işıkları) Işıklar
(The Lights) Camera
(Işıkları) Kamera
(The Lights) Action
(Işıkları) Hareket
[Verse 2]
All the flashin', tryin' to cash-in
Tüm bu flaşlar, para kazanmaya çalışıyorlar
Hurts my eyes
Gözlerimi incitiyorlar
All the poses, out of focus
Tüm bu pozlar, iyi ayarlanmamış
I despise
Nefret ediyorum
Eff me over, your exposure
Şaşırtıcı derecede beni bitiriyor, senin pozun
Not the best
En iyisi değil
You want me bad, I want you out
Kötü bir şekilde beni istiyorsun, seni dışarı çıkarmak istiyorum
Release this stress..
Bu streside yayınlayın
Mr. Photographer
Bay Fotoğrafçı
I think I'm ready for my close-up (Tonight)
Bence kendimi ifade etmek için hazırım (Bu gece)
Make sure you catch me from my good side (Pick one!)
Benim iyi tarafımı çekeceğinden emin ol (Çek bir kere!)
These other (HA) just wanna be me
Diğer tarafım sadece kendim gibi olmak istiyor
Is that money in your pocket?
Bu cebindeki para mı ?
Or you happy to see me?
Yoksa beni gördüğün için memnun mu oldun ?
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(Take 'em out, turn 'em off, break 'em down)
(Onları çıkarın, onları söndürün, onları kapatın)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(Don't be scared, make a move, see me now?)
(Korkma, bir hareket yap, şimdi beni görüyor musun ?)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(I've seen you, watching me, watching you)
(Seni gördüm, beni izliyorsun, seni izliyorum)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
You can't handle the truth
Gerçekle baş edemezsin
What happened to you?
Sana ne oldu böyle?
I KILL
Öldürürüm
(The Lights) Pure
(Işıkları) Saf
(The Lights) Satis
(Işıkları) Memnu-
(The Lights) Faction
(Işıkları) -niyet!
I KILL
Öldürürüm!
(The Lights) Lights
(Işıkları) Işıklar
(The Lights) Camera
(Işıkları) Kamera
(The Lights) Action
(Işıkları) Hareket
I KILL
Öldürürüm
(The Lights) Pure
(Işıkları) Saf
(The Lights) Satis
(Işıkları) Memnu-
(The Lights) Faction
(Işıkları) -niyet!
I KILL
Öldürürüm!
(The Lights) Lights
(Işıkları) Işıklar
(The Lights) Camera
(Işıkları) Kamera
(The Lights) Action
(Işıkları) Hareket
[Bridge]
You're the star now, welcome to the big league
Star olan şimdi sensin, bu büyük lige hoşgeldin
They all want a pic, they all wanna see, see, see
Hepsi tamamı bir fotoğrafını istiyorlar, hepsi seni görmek, görmek, görmek istiyor
What you're made of... what you're gonna do
Sen neden yaratıldın ... Ne yapacaksın ?
Is life gonna get the best of you?
Senin en iyi parçanı alıp götüren hayat bu mu ?
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(Take 'em out, turn 'em off, break 'em down)
(Onları çıkarın, onları söndürün, onları kapatın)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(Don't be scared, make a move, see me now?)
(Korkma, bir hareket yap, şimdi beni görüyor musun ?)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
(I've seen you, watching me, watching you)
(Seni gördüm, beni izliyorsun, seni izliyorum)
Kill the Lights!
Işıkları söndürün!
You can't handle the truth
Gerçekle baş edemezsin
What happened to you?
Sana ne oldu böyle?
I KILL
Öldürürüm!
(The Lights) Lights
(Işıkları) Işıklar
(The Lights) Camera
(Işıkları) Kamera
(The Lights) Action
(Işıkları) Hareket
I KILL
Öldürürüm
(The Lights) Pure
(Işıkları) Saf
(The Lights) Satis
(Işıkları) Memnu-
(The Lights) Faction
(Işıkları) -niyet!
I KILL
Öldürürüm!
(The Lights) Lights
(Işıkları) Işıklar
(The Lights) Camera
(Işıkları) Kamera
(The Lights) Action
(Işıkları) Hareket
[Ad-libs]
Yeaaaaaaah...
Yeaaaaaaah...
Yeaaaaaaah...
Yeaaah.
Eveeet.
[Britney Laughs]
[Britney Güler]
Breathe you out, breathe you in
Nefesini veriyorum, nefesini alıyorum
You keep coming back to tell me you're the one who could've been
Olması gereken doğru kişi olduğunu bana söylemek için geri gelmeye devam ediyorsun
And my eyes see it all so clear
Ve gözlerim tümünü daha net görüyor
It was long ago and far away but it never disappears
Uzun zaman önceydi ve çok uzakta kaldı ama asla kaybolmuyor
Try to put it in the best
Onun için en iyisini yapmayı denedim
Hold on to myself and don't look back
Kendimi tutuyorum ve geçmişe bakmıyorum
I don't wanna dream about
Hayal kurmak istemiyorum
All the things that never were
Asla yaşanmamış şeyler hakkında
That maybe I can live without
Belki de yaşayabilirim
When I'm out from under
Başa çıkamadan da
I don't wanna feel the pain
Bu acıyı hissetmek istemiyorum
What good would it do me now?
Şimdi beni ne iyi yapabilir ?
I'll get it all figured out
Hepsini anlayacağım
When I'm out from under
Başa çıktığım zaman
So let me go, just let me fly away
Bu yüzden gitmeme, sadece uzaklara uçmama izin ver
Let me feel the space between us grow deeper and much darker everyday
Her gün aramızda gittikçe derinleşen ve daha karanlığa gömülen boşluğu hissetmeme izin ver
Watch me now, and I'll be someone new
Şimdi beni izle ve yeni biri olacağım
My heart will be unbroken
Kalbim kırılmayacak
It will open up for everyone but you
Senin dışında herkese açılacağım
Even when I cross the line
Uygunsuz davranmaya başlarsam
It's like a lie I told a thousand times
Binlerce defa söylediğim bir yalana benzer
I don't wanna dream about
Hayal kurmak istemiyorum
All the things that never were
Asla yaşanmamış şeyler hakkında
That maybe I can live without
Belki de yaşayabilirim
When I'm out from under
Başa çıkamadan da
I don't wanna feel the pain
Bu acıyı hissetmek istemiyorum
What good would it do me now?
Şimdi beni ne iyi yapabilir ?
I'll get it all figured out
Hepsini anlayacağım
When I'm out from under
Başa çıktığım zaman
From under, from under
Altından, altından
From under, from under
Altından, altından
And part of me still believes when you say you're gonna stick around
Ve bir parçam hala peşimden ayrılmayacağını söylemene inanıyor
And part of me still believes we can find a way to work it out
Ve bir parçam hala onu yürütmek için bir yol bulabileceğimize inanıyor
But I know that we tried everything we could try
Ama biliyorum ki deneyebileceğimiz herşeyi denedik
So let's just say goodbye forever
Bu yüzden hadi sadece sonsuza kadar hoşçakal diyelim
I don't wanna dream about
Hayal kurmak istemiyorum
All the things that never were
Asla yaşanmamış şeyler hakkında
That maybe I can live without
Belki de yaşayabilirim
When I'm out from under
Başa çıkamadan da
I don't wanna feel the pain
Bu acıyı hissetmek istemiyorum
What good would it do me now?
Şimdi beni ne iyi yapabilir ?
I'll get it all figured out
Hepsini anlayacağım
When I'm out from under
Başa çıktığım zaman
I don't wanna dream about
Hayal kurmak istemiyorum
All the things that never were
Asla yaşanmamış şeyler hakkında
That maybe I can live without
Belki de yaşayabilirim
When I'm out from under
Bu durumdan sıyrılmadan da
I don't wanna feel the pain
Bu acıyı hissetmek istemiyorum
What good would it do me now?
Şimdi beni ne iyi yapabilir ?
I'll get it all figured out
Hepsini anlayacağım
When I'm out from under
Bu durumdan sıyrıldığım zaman
From under, from under
Altından, altından
From under, from under
Altından, altından
Hoh, hoh, hoh, ho-oh-oh-ho
Hoh, hoh, hoh, ho-oh-oh
Did I wake you? Were you sleeping? Were you still in the bed?
Seni uyandırdım mı ? Uyuyor muydun ? Hala yatakta mısın ?
Or is a nightmare keeping you up instead?
Ya da üzerinde devam eden bir kabus mu ?
Oh baby, are you feeling guilty for what you did?
Oh bebek, yaptıklarından dolayı suçlu hissediyor musun ?
If you think you're hurting, you ain't seen nothing yet
Eğer incittiğini düşünüyorsan, henüz hiçbirşey görmemişsin
Was it really worth it?
Gerçekten ona değer miydi ?
Was she everything that you were looking for?
O (kız), senin aradığın herşey miydi ?
Be like a man
Bir erkek gibi ol
I hope you know that you can't come back
Umarım geri dönemeyeceğini biliyorsundur
'Cause all we had is broken is like shattered glass
Çünkü tüm sahip olduğumuz parçalanan bardak gibi kırık
You're gonna see in your dreams tonight
Bu gece rüyalarında göreceksin
My face is gonna haunt you all the time
Yüzüm seni sürekli rahatsız edecek
I promise that you gonna want me back
Söz veriyorum ki beni geri isteyeceksin
When your life falls apart like shattered glass
Hayatın parçalanan bardak gibi dağıldığı zaman
Glass, glass, glass, glass
Bardak, bardak, bardak, bardak
Are you having trouble focusing through everyday?
Her gün odaklanmakta sorun yaşıyor musun ?
Do you find yourself still calling my name?
Kendini hala benim adımı anarken buluyor musun ?
Do you wish you could rewind time and take it back?
Zamanı geri sarmak ve onu geri almak istiyor musun ?
I bet you realised that she ain't half the woman I am
İddiaya girerim ki, olduğum kadının yarısı kadar bile olamadığını fark ettin
Was it really worth it?
Gerçekten ona değer miydi ?
Was she everything that you were looking for?
O (kız), senin aradığın herşey miydi ?
Be like a man
Bir erkek gibi ol
I hope you know that you can't come back
Umarım geri dönemeyeceğini biliyorsundur
'Cause all we had is broken is like shattered glass
Çünkü tüm sahip olduğumuz parçalanan bardak gibi kırık
You're gonna see in your dreams tonight
Bu gece rüyalarında göreceksin
My face is gonna haunt you all the time
Yüzüm seni sürekli rahatsız edecek
I promise that you gonna want me back
Söz veriyorum ki beni geri isteyeceksin
When your life falls apart like shattered glass
Hayatın parçalanan bardak gibi dağıldığı zaman
Glass, glass, glass, glass
Bardak, bardak, bardak, bardak
L-l-like glass
Bardak gibi
Glass
Bardak
Glass
Bardak
Hoh, hoh, hoh, ho-oh-oh-ho
Hoh, hoh, hoh, ho-oh-oh
Tiny hands, yes, that's you
Ufak eller, evet, bu sensin
And all you show, it's simply true
Ve tüm gösterdiğin, basitçe gerçek
I smell your breathe, it makes me cry
Senin nefesini kokluyorum, beni ağlatıyor
I wonder how I've lived my life
Hayatımı nasıl yaşadığımı merak ediyorum
'Cause without you
Çünkü sensiz
How did I get through?
Zor zamanı nasıl atlattım ?
All of my days without you?
Sensiz geçen tüm günlerimi ?
Now living with you, see everything's true
Şimdi seninle yaşıyorum ve herşeyin gerçek olduğunu görüyorum
My baby, it's you
Bebeğim, o sensin
My baby, my baby, my baby
Bebeğim, bebeğim, bebeğim
With no words at all, so tiny and small
Kelimeler olmadan, çok ufak ve küçük
In love I fall, so deep, so deep
Aşk içinde düşüyorum, çok derine, çok derine
My precious love, sent from above.
Benim değerli aşkım, cennetten gönderildi
My baby boo, God I thank you, God I thank you
Benim sevgili bebeğim, Tanrım sana teşekkür ederim, Tanrım sana teşekkür ederim
'Cause without you
Çünkü sensiz
How did I get through?
Zor zamanı nasıl atlattım ?
All of my days without you?
Sensiz tüm günlerim ?
Now living with you, see everything's true
Şimdi seninle yaşıyorum ve herşeyin doğru olduğunu görüyorum
My baby, it's you
Bebeğim, o sensin
My baby, my baby, my baby
Bebeğim, bebeğim, bebeğim
'Cause without you
Çünkü sensiz
How did I get through?
Zor zamanı nasıl atlattım ?
All of my days without you?
Sensiz tüm günlerim ?
Now living with you, see everything's true
Şimdi seninle yaşıyorum ve herşeyin doğru olduğunu görüyorum
My baby, it's you
Bebeğim, o sensin
My baby, my baby, my baby
Bebeğim, bebeğim, bebeğim
QUICKSAND
I still see your coat hangin' on the door,
Paltonun hala kapıda asılı olduğunu görüyorum
Never let anybody put one there before
Daha önce kimsenin onu koymasına izin vermemiştim
My pillow's got your head printed on it
Yastığımın üzerine senin kafanın resmi basıldı
Baby, of all the guys you were my favorite
Bebek, tüm adamlar arasında favorim sendin
Don't ask, me why
Niye diye sorma
I just can't say goodbye
Sadece hoşçakal diyemem
No not, tonight
Hayır, bu akşam değil
No, I just can't say it
Hayır, sadece onu söyleyemem
'Cause I'm gonna hold on
Çünkü vazgeçmeyeceğim
Yeah, I'm gonna hold on
Evet, vazgeçmeyeceğim
Baby, gotta keep holding on to what we have
Bebek sahip olduklarımızı tutmaya devam etmelisin
'Cause I don't wanna move on
Çünkü yoluma devam etmek istemiyorum
So I gotta hold on
Bu yüzden vazgeçmemeliyim
Baby because you and me are sinking like quicksand
Bebek çünkü sen ve ben batıyoruz tıpkı bataklıkta gibi
Like quicksand, like quicksand
Bataklık gibi, bataklık gibi
Baby because you and me are sinking like quicksand
Bebek çünkü sen ve ben batıyoruz tıpkı bataklıkta gibi
Like quicksand, baby like quicksand
Bataklık gibi, bataklık gibi
Baby because you and me are sinking like quicksand
Bebek çünkü sen ve ben batıyoruz tıpkı bataklıkta gibi
You came along I didn't know of love
Sen gelene kadar aşkı bilmiyordum
But now I know that sometimes it's just not enough
Ama şimdi biliyorum ki bazen aşk bile yeterli değildir
I hear your footsteps in my corridor
Koridorumda adımlarını duyuyorum
But it is just my heart, it's pounding like before
Ama o sadece benim kalbim, o daha önce olduğu gibi yaralanıyor
Wish I, could try
Keşke deneyebilseydim
But I just can't say goodbye
Ama sadece hoşçakal diyemem
No not, tonight
Hayır, bu gece değil
No, I just can't say it
Hayır, sadece onu söyleyemem
'Cause the ground is breaking,
Çünkü zemin kırılıyor
I can feel it shaking
Sallandığını hissedebiliyorum
Wish it was that easy,
Keşke o kadar kolay olsaydı
But it's not that easy
Ama o kadar kolay değil
Gotta hold my hands up,
Ellerimi yukarı kaldıracağım
Gotta keep my head up
Başımı dik tutmaya,
Gotta keep on breathing,
Nefes almaya devam edeceğim
Baby even if we're sinking
Bebek batıyor olsak bile
Even if we're sinking
Batıyor olsak bile
Baby even if we're sinking
Bebek batıyor olsak bile
Even if we are sinking
Batıyor olsak bile
'Cause I just-just gotta-gotta hold
Çünkü sadece-sadece tutunacağım (Hold)
Only got one life to live
Sadece yaşamak için bir hayata sahiptim
We don't even need a piece of sand
Bir kum tanesine ihtiyacımız bile yok
Only you and me, we need to hold on and hold on
Sadece sen ve ben, vazgeçmemeliyiz ve vazgeçmemeliyiz
Only got one life to live
Sadece yaşamak için bir hayata sahiptim
We don't even need a piece of sand
Bir kum tanesine ihtiyacımız bile yok
Only you and me, we need to hold on and hold on and hold on
Sadece sen ve ben, vazgeçmemeliyiz ve vazgeçmemeliyiz ve vazgeçmemeliyiz
And hold on, and hold on, and hold on
Ve vazgeçme, ve vazgeçme, ve vazgeçme
And hold on, and hold on, and hold on
Ve vazgeçme, ve vazgeçme, ve vazgeçme
And hold on, and hold on, and hold on
Ve vazgeçme, ve vazgeçme, ve vazgeçme
And hold on, and hold on, and hold on
Ve vazgeçme, ve vazgeçme, ve vazgeçme
Nothing about you is typical
Hakkındaki hiçbirşey tipik değil
Nothing about you is predictable
Hakkındaki hiçbirşey tahmin edilir değil
You've got me all twisted and confused
Beni tamamen değiştirdin ve karmakarışık yaptın
(It's all new)
(Tamamen yeni)
Up 'till now, I thought I knew love
Şimdiye kadar aşkı bildiğimi düşünürdüm
Nothing to lose and it's damaged 'cause
Kaybedecek birşey yok ve zarar görüldü çünkü
Patterns will fall as quick as I do, but now
Benim yaptığım kadar çabuk biçimler değişecek ama şimdi
Bridges are burning
Köprüler yanıyor
Baby I'm learning, a new way of thinking now
Bebek öğreniyorum, düşünmenin yeni bir yolunu şimdi
Love I can see, nothing will be, just like it was
Aşkı görebiliyorum, hiçbirşey eskiden olduğu gibi olmayacak
Is that because?
Nedeni bu mu ?
Baby you're so unusual
Bebek çok sıradışısın
Didn't anyone tell you, you're supposed to, break my heart?
Hiçkimse sana kalbimi kırabileceğini söylemedi mi ?
I expect you do, so why haven't you?
Yapmanı bekliyorum, o halde niçin yapmıyorsun ?
Maybe you're not even human 'cause
Belki insan bile değilsin çünkü
Only an angel can be so unusual
Sadece bir melek sıradışı olabilir
Sweet surprise, I could get used to
Tatlı sürpriz, alışabilirdim
Unusual You
Sıradışı sen
Been so many things when I was with someone else
Ben başka biriyleyken çok fazla şey oldu
Boxer in the ring trying to defend myself
Çemberdeki boksör gibi kendimi savunuyordum
In the private eye to see what's going on
Kişisel bakış açımla neler olduğunu göstermek için
(That's long gone)
(Bu durum olalı çok oldu)
When I'm with you, I can just be myself
Seninle olduğum zaman, sadece kendim olabilirim
You're always where you said you will be
Her zaman benimle olacağını söylemiştin
Shocking 'cause I never knew love like this could exist
Şok edici olansa asla böyle bir aşkın var olacağını bilmiyordum
Tables are turning
Tablolar değişiyor
My heart is soaring, you'll never let me down
Kalbim hızla yükseliyor, asla beni hayal kırıklığına uğratmayacaksın
Answer my call, here after all
Aramamı cevapla, herşeyden sonra buradayım
Never met anyone like you
Senin gibi biriyle asla tanışmadım
Baby you're so unusual
Bebek çok sıradışısın
Didn't anyone tell you, you're supposed to, break my heart?
Hiçkimse sana kalbimi kırabileceğini söylemedi mi ?
I expect you do, so why haven't you?
Yapmanı bekliyorum, o halde niçin yapmıyorsun ?
Maybe you're not even human 'cause
Belki insan bile değilsin çünkü
Only an angel can be so unusual
Sadece bir melek sıradışı olabilir
Sweet surprise, I could get used to
Tatlı sürpriz, alışabilirdim
Unusual You
Sıradışı sen
Can't believe that I almost didn't try
Neredeyse hiç çabalamadığıma inanamıyorum
When you called my name
Benim adımı andığın zaman
Now everything has changed
Şimdi herşey değişti
Baby you're so unusual
Bebek çok sıradışısın
Didn't anyone tell you, you're supposed to, break my heart?
Hiçkimse sana kalbimi kırabileceğini söylemedi mi ?
I expect you do, so why haven't you?
Yapmanı bekliyorum, o halde niçin yapmıyorsun ?
Maybe you're not even human 'cause
Belki insan bile değilsin çünkü
Only an angel can be so unusual
Sadece bir melek sıradışı olabilir
Sweet surprise, I could get used to
Tatlı sürpriz, alışabilirdim
Turn the lights out
Işıkları söndürün
This shit is way too fucking bright
Bu b*k çok fazla parlak
Wanna poke my eyes out
Gözlerimin boşluğa ulaşmasını istiyorum
If you wanna mess with my eyesight
Eğer benim görüşüme bulaşmak istiyorsan
Just let me get my head right
Sadece aklımı düzeltmeme izin ver
Where the hell am I?
Kahrolsun neredeyim ?
Who are you? What'd we do last night?
Sen kimsin ? Dün akşam ne yaptık ?
Hey yeah yeah
Hey evet evet
Who are you? What'd we do last night?
Sen kimsin ? Dün akşam ne yaptık ?
Hey yeah yeah
Hey evet evet
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Maybe I shouldn't have given in but I just couldn't fight
Belki teslim olmamam gerekiyordu ama sadece savaşamadım
Hope I didn't, but I think I might've
Yapmamayı umuyorum ama bence yapmalıyım
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
What's your name?
Senin adın ne ?
And can you come and hand my all my things?
Ve gelebilir ve tüm şeylerimi elinde tutabilir misin ?
I think I need an asprin
Bence bir aspirine ihtiyacım var
But yet I need to get up out of here
I gotta get my head right
Aklımı düzeltmeliyim
Where the hell am I?
Kahrolsun ben neredeyim ?
Who are you? What'd we do last night?
Sen kimsin ? Dün akşam ne yaptık ?
Yeah yeah yeah
Evet evet evet
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Maybe I shouldn't have given in but I just couldn't fight
Belki teslim olmamam gerekiyordu ama sadece savaşamadım
Hope I didn't, but I think I might've
Yapmamayı umuyorum ama bence yapmalıyım
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
What happened last night?
Dün gece noldu ?
'Cause I don't, I don't remember...
Çünkü ben hatırlamıyorum
Ohh...
What happened?
Ne oldu ?
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Maybe I shouldn't have given in but I just couldn't fight
Belki teslim olmamam gerekiyordu ama sadece savaşamadım
Hope I didn't, but I think I might've
Yapmamayı umuyorum ama bence yapmalıyım
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
Can't remember what I did last night
Dün akşam ne yaptığımı hatırlamıyorum
Everything, everything is still a blur
Herşey, herşey hala bulanık
I saw him standin' there in the parkin' lot
Onu orada park alanında dikilirken çok fazla gördüm
He asked if I came here a lot
Buraya çok fazla gelip gelmediğimi sordu
And this is how I responded
Ve işte ona cevap veriş şeklim
I forgot my name
Adımı unuttum
I forgot my telephone number
Telefon numaramı unuttum
If he wanna see me
Beni görmek isterse
He don't even know it
Onu bile bilmeyecek
I forgot my address
Adresimi unuttum
Damsel in distress
Acı içerisindeki küçük kız
I forgot my boyfriend was the one that had bought me this rock
Beni bu kayaya saplayan tek kişi olan erkek arkadaşımı unuttum
I get amnesia
Hafıza kaybım var
When I'm standin' next to you-ou-ou
Senin yanında dikildiğim zaman
He's been with me for several years
O birkaç yıldır benimle birlikteydi
I know this much is true
Bu kadarının doğru olduğunu biliyorum
Didn't know it was over 'till you came on over
Etkisinde kalana kadar bittiğini biliyor muydun ?
And told me that you just, just can't forget about me
Ve bana sadece, sadece beni unutamadığını söyledin
I talk to my girls
Kızlarımla konuşuyorum
I can talk to my girls like crazy
Deli gibi kızlarımla konuşabilirim
To anyone, I speak my mind
Herhangi bir kişiye, aklımdakileri söylerim
I tell them mother don't phase me
Annemin beni etkilemediğini onlara söylerim
I'm not lazy
Tembel değilim
But boy, lately
Ama çocuk, son zamanlarda
When I see you, I stu-utter
Seni gördüğüm zaman, geveliyorum
Watch you slip away like butterflies
Kelebekler gibi uzağa gidişini izliyorum
I saw you standin' there in the VIP on Friday
Cuma günü VIP'de dikildiğini gördüm
We conversate up in my fantasies like, every day
Fantazilerimdeki gibi sohbet etmeye başladık, her gün
But I'm a dud whenever you approach
Ama ben bir fiyaskoyum sen ne zaman yaklaşsan
Like yesterday when you just came to say hello
Tıpkı dün yanıma gelip merhaba diyişinde olduğu gibi
I forgot my name
Adımı unuttum
I forgot my telephone number
Telefon numaramı unuttum
If he wanna see me
Beni görmek isterse
He don't even know it
Onu bile bilmeyecek
I forgot my address
Adresimi unuttum
Damsel in distress
Acı içerisindeki küçük kız
I forgot my boyfriend was the one that had bought me this rock
Beni bu kayaya saplayan tek kişi olan erkek arkadaşımı unuttum
I get amnesia
Hafıza kaybım var
When I'm standin' next to you-ou-ou
Senin yanında dikildiğim zaman
He's been with me for several years
O birkaç yıldır benimle birlikteydi
I know this much is true
Bu kadarının doğru olduğunu biliyorum
Didn't know it was over 'till you came on over
Etkisinde kalana kadar bittiğini biliyor muydun ?
And told me that you just, just can't forget about me
Ve bana sadece, sadece beni unutamadığını söyledin
Me, me
Beni, beni
This is how I do
Bu yapış şeklim
I talk to most guys
Genellikle erkeklerle konuşurum
I can talk to most guys like crazy
Deli gibi genellikle erkeklerle konuşabilirim
To anyone, I speak my mind
Herhangi bir kişiye, aklımdakileri söylerim
I tell them mother don't phase me
Annemin beni etkilemediğini onlara söylerim
But you shake me, boy, you make me
Ama beni sallıyorsun, çocuk, durmamı
St-o-o-o-op and stutter
Ve gevelememi sağlıyorsun
When we touch, I melt like butter
Dokunduğumuz zaman, tereyağı gibi eriyorum
I saw you standin' there in the VIP on Saturday
Cumartesi günü orada VIP'de dikildiğini gördüm
Now that I know you got a thing for me, I should be straight
Şimdi benim için birşeye sahip olduğunu biliyorum, dürüst olmam gerekir
Not the kinda girl who'll just let any guy get close
Herhangi bir erkeğin yanaşabilmesine izin verecek bir çeşit kız gibi değil
I like him so I'm gon' tell my guy he should just effin' go
Ondan hoşlanıyorum bu yüzden adamıma sadece gitmesini söyleyeceğim
I forgot my name
Adımı unuttum
I forgot my telephone number
Telefon numaramı unuttum
If he wanna see me
Beni görmek isterse
He don't even know it
Onu bile bilmeyecek
I forgot my address
Adresimi unuttum
Damsel in distress
Acı içerisindeki küçük kız
I forgot my boyfriend was the one that had bought me this rock
Beni bu kayaya saplayan tek kişi olan erkek arkadaşımı unuttum
I get amnesia
Hafıza kaybım var
When I'm standin' next to you-ou-ou
Senin yanında dikildiğim zaman
He's been with me for several years
O birkaç yıldır benimle birlikteydi
I know this much is true
Bu kadarının doğru olduğunu biliyorum
Didn't know it was over 'till you came on over
Etkisinde kalana kadar bittiğini biliyor muydun ?
And told me that you just, just can't forget about me
Ve bana sadece, sadece beni unutamadığını söyledin
Me, me
Beni, beni
This is how I do
Bu yapış şeklim
There's only two types of people in the world
Dünyada sadece iki çeşit insan vardır
The ones that entertain, and the ones that observe
Eğlendiren kişiler ve dikkatle izleyen kişiler
Well baby, I'm a put on a show kind of girl
O zaman bebeğim, ben bir şov ortaya koyan kızlardanım
Don't like the back seat, gotta be first
Arka koltukta oturmaktan hoşlanmayanlardan, ilk sırada olması gerekenlerdenim
I'm like the ring leader, I call the shots
Çember lideri gibiyim, atışları ilan ederim
I'm like a firecracker, I make it hot
Bir maytap gibiyim, onu çekici kılarım
When I put on a show
Bir şov ortaya koyduğum zaman
I feel the adraneline moving through my veins
Damarlarımın içerisinde harekete geçen adrenalini hissedebiliyorum
Spotlight on me and I'm ready to break
Sahne ışığı benim üzerimde ve patlamaya hazırım
I'm like a performer, the dancefloor is my stage
Bir performansçı gibiyim, dans pisti benim sahnem
Better be ready, hope that you feel the same
Hazır olsan iyi olur, umarım sende aynısını hissedersin
All eyes in me in the center of a ring,
Bir çemberin ortasında tüm gözler benim üzerimde
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
When I quip that whip, everybody gonna trip,
Bu kırbaçı hareket ettirdiğimde, herkes sekmeye başlayacak
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me,
Orada beni izleyerek dikilme, beni takip et
Show me what you can do
Ne yapabilirsin bana göster
Everybody let go, we can make a dancefloor,
Herkes ilerler, bir dans pisti yaratabiliriz
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
There's only two types of guys out there
Orada sadece iki çeşit erkek vardır
Ones that can hang with me, and ones that are scared
Benimle takılmak isteyenler ve benden korkanlar
So baby, I hope that you came prepared
Bu yüzden bebek, umarım hazırsındır
I run a tight ship, so beware
Bu işi yürüten benim, bu yüzden dikkatli ol
I'm like the ring leader, I call the shots
Çember lideri gibiyim, atışları ilan ederim
I'm like a firecracker, I make it hot
Bir maytap gibiyim, onu çekici kılarım
When I put on a show
Bir şov ortaya koyduğum zaman
I feel the adraneline moving through my veins
Damarlarımın içerisinde harekete geçen adrenalini hissedebiliyorum
Spotlight on me and I'm ready to break
Sahne ışığı benim üzerimde ve patlamaya hazırım
I'm like a performer, the dancefloor is my stage
Bir performansçı gibiyim, dans pisti benim sahnem
Better be ready, hope that you feel the same
Hazır olsan iyi olur, umarım sende aynısını hissedersin
All eyes in me in the center of a ring,
Bir çemberin ortasında tüm gözler benim üzerimde
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
When I quip that whip, everybody gonna trip,
Bu kırbaçı hareket ettirdiğimde, herkes sekmeye başlayacak
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me,
Orada beni izleyerek dikilme, beni takip et
Show me what you can do
Ne yapabilirsin bana göster
Everybody let go, we can make a dancefloor,
Herkes ilerler, bir dans pisti yaratabiliriz
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
Let's go
Gidelim
A-a-aha
Let me see what you can do
Ne yapabileceğini görmeme izin ver
A-a-aha
I'm loving this
Bunu seviyorum
Like, like, like like a circus
Bir sirk gibi gibi gibi gibi
Yeah
Evet
Like a what?
Bir ne gibi ?
Like, like, like a circus
Bir sirk gibi, gibi, gibi
All eyes in me in the center of a ring,
Bir çemberin ortasında tüm gözler benim üzerimde
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
When I quip that whip, everybody gonna trip,
Bu kırbaçı hareket ettirdiğimde, herkes sekmeye başlayacak
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me,
Orada beni izleyerek dikilme, beni takip et
Show me what you can do
Ne yapabilirsin bana göster
Everybody let go, we can make a dancefloor,
Herkes ilerler, bir dans pisti yaratabiliriz
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
All eyes in me in the center of a ring,
Bir çemberin ortasında tüm gözler benim üzerimde
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
When I quip that whip, everybody gonna trip,
Bu kırbaçı hareket ettirdiğimde, herkes sekmeye başlayacak
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me,
Orada beni izleyerek dikilme, beni takip et
Show me what you can do
Ne yapabilirsin bana göster
Everybody let go, we can make a dancefloor,
Herkes ilerler, bir dans pisti yaratabiliriz
Just like a circus
Tıpkı bir sirk gibi
Kaynak: http://www.houseofbritney.net


